Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı 2025 yılı mikro nüfus sayımı verilerine göre, ülkedeki göçmen kökenli nüfus 21,8 milyona ulaşarak toplam nüfusun yüzde 26,3’ünü oluşturdu. Veriler, göç hızının önceki yıllara göre yavaşladığını gösterirken, göçmen kökenli nüfusun genel topluma kıyasla çok daha genç bir yaş ortalamasına sahip olduğunu ortaya koydu.
Alman Federal İstatistik Ofisi (Destatis), Almanya’nın demografik yapısındaki değişimi gözler önüne seren 2025 yılı “Mikrozensus” raporunu yayımladı. Rapora göre, Almanya’da yaşayan her dört kişiden biri göçmen kökenli kategorisinde yer alıyor.
Göç Hızında Belirgin Yavaşlama
2025 yılı verilerine göre göçmen kökenli nüfus, bir önceki yıla oranla yüzde 0,5 artış gösterdi. Bu oran, yıllık ortalama yüzde 6,2 artışın yaşandığı 2021-2024 dönemine kıyasla göç dalgasının ivme kaybettiğini kanıtlıyor. Ülkede bizzat göç etmiş kişilerin sayısı 16,4 milyon olarak kaydedilirken, Almanya’da doğan ikinci kuşak göçmenlerin sayısı 5,4 milyona ulaştı.
Türkiye ve Polonya İlk Sırada
Almanya’ya göç edenlerin kökenleri incelendiğinde, Türkiye ve Polonya 1,5’er milyon kişiyle listenin başında yer alıyor. Bu iki ülkeyi sırasıyla Ukrayna, Rusya ve Suriye takip ediyor. İstatistiklerde “göçmen kökenli” tanımı, kendisi veya ebeveynlerinden en az biri doğuştan Alman vatandaşı olmayan kişileri kapsıyor.
Genç Nüfus ve Eğitim Paradoksu
Destatis verileri, göçmen kökenli nüfusun yaş ortalamasının 38,2 olduğunu, göçmen kökenli olmayanlarda ise bu rakamın 47,6’ya çıktığını gösterdi. Özellikle 25-34 yaş aralığındaki her üç kişiden birinin göçmen kökenli olması dikkat çekiyor.
Eğitim alanında ise tezat bir tablo hakim:
25-34 yaş arası göçmenlerin yüzde 33’ü yükseköğretim mezunuyken, bu oran genel nüfus ortalamasına oldukça yakın seyrediyor.
Öte yandan, aynı yaş grubundaki göçmenlerin yüzde 36’sının herhangi bir mesleki diplomasının bulunmaması, eğitim sistemine entegrasyon konusundaki zorlukları işaret ediyor.
