Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması, 6 yıl aradan sonra gelen çarpıcı tanık ifadeleriyle yeniden hareketlendi. Soruşturma kapsamında tutuklanan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması Şükrü Eroğlu’nun ifadeleri, arama çalışmaları sırasında yaşanan usulsüzlük iddialarını gündeme taşıdı.
“Cesedi Aile Yerine Vali Teşhis Etti” İddiası
Tutuklu polis memuru Şükrü Eroğlu, savcılıktaki ifadesinde Gülistan Doku’yu arama çalışmaları sürerken Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında bulunan kimliği belirsiz bir kadın cesediyle ilgili çarpıcı detaylar paylaştı. Eroğlu, ceset bulunduğu ihbarı üzerine Vali Tuncay Sonel ile birlikte olay yerine gittiklerini belirterek, “Vali Bey bizzat cesedin yanına gidip yüzüne baktı ve ‘Gülistan değil’ dedi. Olay yerinde savcı olup olmadığını hatırlamıyorum, ancak Doku ailesi orada yoktu,” beyanında bulundu. Bulunan cesedin daha sonra başka bir kayıp kadına ait olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Görüntülerin Paylaşımı ve Soruşturma Süreci
Eroğlu, Doku ailesinin valiliğe yaptığı başvuruların ardından Vali Sonel’in talimatıyla MOBESE kayıtlarını incelediğini anlattı. Gülistan Doku’nun bir kafe önünde baş şüpheli Zeynal Abarakov ile görüştüğü ve ardından minibüse bindiği anlara ait görüntüleri Vali Sonel’e kişisel WhatsApp hattı üzerinden gönderdiğini belirten Eroğlu, resmi arama çalışmalarının bu aşamadan sonra hız kazandığını ifade etti.
Korumadan Kişisel Bağ Açıklaması
İfadesinde Vali Tuncay Sonel ile olan uzun süreli çalışma geçmişine de değinen Şükrü Eroğlu, kendisine duyduğu saygı nedeniyle 2019 yılında doğan oğluna “Tuncay” ismini verdiğini söyledi. Eroğlu ayrıca, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in polis ekipleriyle sık vakit geçirdiğini ve “airsoft” olarak tabir edilen boncuk atan silahlara merakı olduğunu dile getirdi.
Dosya Yeniden İnceleniyor
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin dosyanın yeniden ele alınmasıyla birlikte, dönemin mülki idare amirleri ve güvenlik görevlilerinin süreçteki rolleri mercek altına alındı. Eroğlu’nun ifadeleri doğrultusunda, teşhis süreçlerinde izlenen usuller ve delillerin muhafazası konusundaki iddialar soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
