Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 158. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya olan ihtiyacını bir kez daha vurguladı. Mevcut anayasaların darbe mahsulü olduğunu belirten Erdoğan, bu durumun Türk demokrasisi için bir “ayıp” olduğunu ifade etti.
“Anayasa Toplumun Devlete Deklarasyonu Olmalı”
Anayasaların devlet organizasyonu ile vatandaş arasındaki ilişkiyi belirleyen temel metinler olduğunu hatırlatan Erdoğan, anayasanın seçkinler tarafından dayatılan bir çerçeve olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Anayasayı, toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız.” diyerek, demokratik inşa sürecinin tabandan tavana doğru ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti.
Yargı Reformu ve Hukuk Devleti Vurgusu
Konuşmasında idari yargının “vatandaşın sığınacağı güvenli bir liman” olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, son 23 yılda hukuk alanında yapılan yapısal reformlara değindi:
Erişilebilirlik: İdare mahkemesi sayısı 126’dan 245’e çıkarılarak yargıya erişim hızlandırıldı.
İstinaf Sistemi: 10 yıl önce hayata geçirilen istinaf yoluyla Danıştay’ın iş yükü önemli ölçüde azaltıldı; 186 bin olan dosya sayısı 2025 sonu itibarıyla 82 bine geriledi.
Güvence Kurumları: Kamu Denetçiliği ve Kişisel Verilerin Korunması gibi kurumlarla vatandaş haklarının güçlendirildiği ifade edildi.
“Yargı Vesayet Makamı Değildir”
Hukuk devletinin ancak yargının bağımsız ve tarafsız işleyişiyle mümkün olacağını söyleyen Erdoğan, yargı yetkisinin sınırlarına da değindi. Yargının yasama veya yürütme üzerinde bir vesayet yetkisi bulunmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı, adaletin tesisinde mülkiyetin ve devletin bekasının esas olduğunu hatırlattı.
