Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörün sonlandırılmasına yönelik ortaya koyduğu yeni yol haritasına ve bu kapsamda dile getirdiği “Öcalan’a statü” önerisine açıklık getirdi. TÜRKGÜN Gazetesi’ne önemli değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önerilen koordinatörlük mekanizmasının yalnızca örgütün tasfiye süreciyle sınırlı olduğunu vurguladı.
Bahçeli, bahsi geçen statünün kesinlikle etnik veya kategorik bir temsil niteliği taşımadığını belirterek, “Bu koordinatörlük, Kürt kökenli vatandaşlarımızın liderliği, temsilciliği ya da etnik hak savunuculuğu gibi kavramları kesinlikle kapsamamaktadır” dedi.
Neden “Kurucu Önder” İfadesi Kullanıldı?
Açıklamalarında “kurucu önder” nitelendirmesine de değinen MHP lideri, terör örgütlerinin dağılma süreçlerinde çok başlılığın büyük riskler barındırdığına dikkat çekti. Bahçeli, parçalı yapıların tasfiye sürecini uzatacağını, provokasyonlara zemin hazırlayacağını ve örgüt içi çatışmaları tetikleyeceğini ifade etti. Sürecin hızla ve sabote edilmeden tamamlanması için muhatabın net olması gerektiğini savunan Bahçeli, Öcalan’ın mahkumiyet durumu saklı kalmak kaydıyla, silah bırakma adımlarını sağlıklı yönetebilmesi adına “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” gibi geçici bir sosyal statünün uygun olabileceğini belirtti.
“Tek Amaç Silahların Tamamen Bırakılması”
Koordinatörlük modelinin temel amacını anlatan Bahçeli, bu yapının PKK ve tüm türevlerinin kati suretle tasfiye edilmesine yönelik kurulacağını söyledi. Mekanizmanın, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak surette silah bırakmasını koordine etmek, sürecin sekteye uğramasını engellemek ve meşru yönlendirmeler yapmak amacıyla tasarlandığını kaydetti.
