Malatya’nın Battalgazi ilçesinde yaşanan 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından, yer bilimcilerden çok kritik bir ortak uyarı geldi. Deprem uzmanları Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Süleyman Pampal, Malatya’daki sarsıntının beklenen bir artçı olduğunu ifade ederken, asıl büyük tehlikeye dikkat çekti. İki uzman da harita üzerinde Bingöl ile Erzincan arasında yer alan “Yedisu Fayı”nı işaret ederek, bu hattın enerji biriktirme süresini tamamladığını ve her an 7.4 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini vurguladı.
Malatya Depremi Neden Bu Kadar Şiddetli Hissedildi?
Vatandaşların sarsıntının açıklanandan daha büyük hissettiği yönündeki yorumlarını değerlendiren Prof. Dr. Okan Tüysüz, bu durumun sığ sarsıntılardan kaynaklandığını açıkladı. Depremin yerin yaklaşık 7 kilometre gibi yüzeye yakın bir noktasında gerçekleşmesinin yeryüzündeki sarsım gücünü artırdığını belirten Tüysüz, bu hareketliliğin Doğanşehir’den uzanan Çığlık Fayı sistemi üzerinde yaşandığını ve bölgedeki sıkışma nedeniyle 5 ila 6 büyüklüğündeki depremlerin sürpriz olmadığını aktardı.
Prof. Dr. Süleyman Pampal da bu görüşü destekleyerek, yaşanan sarsıntının 2020 Elazığ ve 2023 6 Şubat depremlerinin bölgeye aktardığı devasa enerjinin bir sonucu olduğunu, kesinlikle yeni bir ana depremin öncüsü sayılamayacağını ifade etti.
“Yedisu Fayı 250 Yıldır Enerji Biriktiriyor”
Değerlendirmelerin en çarpıcı kısmı ise Doğu Anadolu’daki sismik boşluklar üzerine oldu. Kuzey Anadolu Fayı’nın en doğu ucunda yer alan Yedisu segmentinin büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Pampal, şu verileri paylaştı:
“Erzincan ile Karlıova arasında uzanan Yedisu Fayı en son 1784 yılında kırılmıştı. O dönemde 7.4 büyüklüğünde yıkıcı bir depreme yol açmıştı. Bilimsel verilere göre bu fayın kendini tekrarlama süresi olan 250 yıl artık doldu. Dolayısıyla bu hat üzerinde 7.4 büyüklüğüne ulaşabilecek bir depremi uzun süredir bekliyoruz.”
Aynı bölgeye dikkat çeken Prof. Dr. Okan Tüysüz ise Doğu Anadolu’nun çok sayıda aktif fayla örülü olduğunu hatırlatarak, “Bingöl, Palu ve özellikle Yedisu çevrelerinde uzun zamandır sessiz kalan hatlar var. Zamanı tam olarak kestirilemez; bugün de olabilir, onlarca yıl sonra da… Ancak her an kırılacakmış gibi bir hazırlık içinde olmalıyız” dedi.
En Yüksek Risk Altındaki Şehirler
Uzmanlar, Yedisu Fayı’nın veya bölgedeki Ovacık gibi diğer aktif hatların kırılması durumunda birinci derecede etkilenecek illeri harita üzerinde sıraladı. Buna göre; Tunceli, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Erzurum doğrudan yüksek risk grubu içinde yer alıyor.
Prof. Dr. Pampal ayrıca kamuoyunda “deprem riski az” olarak bilinen Bayburt ve Gümüşhane’nin de bu sarsıntılardan ciddi şekilde etkilenebileceği konusunda uyarıda bulundu. Listenin ucunda yer alan Erzincan için ise ayrı bir parantez açan Pampal, bu şehrin 1992 depreminden sonra uluslararası desteklerle büyük oranda kentsel yenilemeden geçtiğini ve yapı stoku açısından Türkiye’nin afete en hazırlıklı kentlerinden biri olduğunu kaydetti.
