Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi bünyesinde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi kapsamında stratejik açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin geçmiş dönemlerin aksine artık terör odaklı gelişmelerle değil, büyük ölçekli yatırımlarla küresel ölçekte adından söz ettirdiğini belirten Erdoğan, güvenlik ortamının sağlanmasıyla birlikte şehirlerin iktisadi ve sosyal açıdan hızla kalkındığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik madenlerin günümüz dünyasında petrol kadar hayati bir öneme sahip olduğunu ifade ederek, savunma sanayisinde ulaşılan başarı çizgisi gibi enerjide de tam bağımsızlığın ülkenin en büyük vizyonu ve “Kızılelma”sı olduğunu aktardı.
Türkiye’nin zengin doğal kaynaklara sahip coğrafyalar ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan küresel pazarlar arasında en güvenilir lojistik ve stratejik köprü vazifesi gördüğünü hatırlatan Erdoğan, ülkenin enerji nakil süreçlerinde vazgeçilmez bir ortak ve bölgesel barışın kilit aktörü olarak öne çıktığını söyledi. Altyapı yatırımlarına dair sayısal veriler de paylaşan Erdoğan, mevcut LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama alanları ve boru hattı projeleri sayesinde Türkiye’nin Avrupa’nın en güçlü enerji merkezlerinden birine dönüştüğünü belirtti. Planlanan yeni hamlelerle günlük LNG gazlaştırma kapasitesinin 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe yükseltileceğini müjdeleyen Erdoğan, iç piyasada yerli üretim faaliyetlerinin de kararlılıkla sürdüğünü ve Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretimin 9,5 milyon metreküpe ulaştığını bildirdi.
Yarından İtibaren Yeni Sahalar Devreye Giriyor: Diyarbakır ve Gabar’da Çalışmalar Hızlandı
Gabar bölgesinde gerçekleştirilen hidrokarbon keşiflerinin ülkenin arz güvenliği açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2028 yılında ikinci yüzer üretim tesisinin de sisteme dahil edilmesiyle birlikte üçüncü fazda günlük üretimin 45 milyon metreküpe ulaşacağını açıkladı. Bu sayede 16 ila 17 milyon hanenin enerji ihtiyacının tamamen yerli imkanlarla karşılanacağını belirten Erdoğan, Gabar havzasının ardından Diyarbakır sınırları içerisinde de 4 yeni arama sahasının netleştirildiğini duyurdu.
Gelecek 3 yıllık projeksiyon dahilinde Diyarbakır’da belirlenen bu alanlarda toplam 24 kuyuda sondaj ve üretim faaliyeti yürütülmesinin planlandığını söyleyen Erdoğan, sınır ötesi hidrokarbon diplomasisine de değindi. Somali açıklarında icra edilen sismik ve sondaj faaliyetlerinin altını çizen Cumhurbaşkanı, bu hamlenin Türkiye’nin deniz aşırı coğrafyalardaki ilk derin deniz arama sondaj faaliyeti olması bakımından tarihi bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
