Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yirmi beş mart iki bin dokuz tarihinde helikopter kazası sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen hukuki süreçte çok önemli bir gelişme yaşandı. Kahramanmaraş’ta bulunan ve yüz doksan klasörden oluşan devasa soruşturma arşivi, dosyanın baştan aşağı yeniden ele alınması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na nakledildi. Başkentte yeni bir boyut kazanan bu kritik soruşturmanın koordinasyonunu, yakın dönemde İstanbul’dan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine atanan deneyimli hukukçu Ömer Örücü üstlendi. Dosyaların Ankara’ya ulaşmasıyla birlikte, geçmişe dönük tüm karanlık noktaların ve iddiaların en ince ayrıntısına kadar yeniden mercek altına alınacağı bildirildi.
Sürecin kararlılıkla ve titizlikle işletileceğini ifade eden Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Örücü, bu davanın toplumsal hafızadaki yerine dikkat çekti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün arkasındaki sır perdesinin aralanması ve davanın asla faili meçhul olarak kalmamasının başta ailesi ve sevenleri olmak üzere tüm Türk milletine karşı hukuki bir sorumluluk olduğunu belirten Örücü, adaletin tesisi için tüm imkanların seferber edileceğini vurguladı.
Devletin zirvesinin de faili meçhul olayların aydınlatılması hususunda çok net ve tavizsiz bir iradeye sahip olduğunu dile getiren Başsavcı Vekili Örücü, adli mekanizmanın hiçbir baskı altında kalmadan çalışacağını ifade etti. Soruşturmanın gidişatına dair ezber bozan açıklamalarda bulunan Örücü, incelemelerin kime dokunursa dokunsun ve ucu nereye kadar uzanırsa uzansın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kararlılıkla neticelendirileceğini sözlerine ekledi. Gerçeğin er ya da geç gün yüzüne çıkarılacağını belirten Başsavcı Vekili, bu kararlı duruşun Türk yargısının millete karşı bir namus borcu ve sözü olduğunu ilan etti.
