Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği hantavirüs salgınına ilişkin son gelişmeleri paylaştı. Hollanda bandıralı MV Hondius isimli yolcu gemisinde tespit edilen vakaların ardından küresel ölçekte takibe alınan virüsle ilgili son üç haftadır hiçbir yeni vaka bildirilmediğini belirten Ghebreyesus, mevcut durumun istikrarlı bir seyir izlediğini duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Genel Direktör, örgüte ulaşan toplam vaka sayısının on üçte sabit kaldığını, son bir ayı aşkın süredir ise yeni bir can kaybı yaşanmayarak vefat sayısının üçte kaldığını ifade etti.
Salgın tablosunun kontrol altında olduğunu simgeleyen bu verilerin yanı sıra hantavirüsün bulaşma yolları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri de uzmanlarca hatırlatılmaya devam ediyor. Genellikle fare ve sıçan gibi kemirgen hayvanlar vasıtasıyla insanlara taşındığı bilinen bu virüs, doğrudan temasın ötesinde tehlikeli bir bulaşma mekanizmasına sahip. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, salya veya idrar moleküllerinin havaya karışması ve bu havanın insanlar tarafından solunması, hastalığın yayılmasındaki en yaygın etken olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra enfekte bir kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanma gibi durumlar da virüsün vücuda girmesine yol açabiliyor.
İnsan vücuduna sirayet eden hantavirüs, ilk etapta kendisini yüksek ateş, şiddetli yorgunluk hissi ve yaygın kas ağrıları gibi grip benzeri semptomlarla gösteriyor. Ancak hastalığın ilerleyen safhalarında klinik tablo çok daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Solunum yollarında ağır yetmezliklere zemin hazırlayabilen bu virüs, bazı klinik vakalarda iç kanamalara ve akut böbrek yetmezliğine kadar giden hayati riskler barındırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, gemideki vaka zincirinin kırılması ve yeni yayılımların durmasıyla derin bir nefes alındığını belirtirken, virüsün görüldüğü alanlarda hijyen ve izolasyon tedbirlerinin önemini koruduğunu vurguluyor.
