Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, küresel enerji piyasalarında ve uluslararası siyasette geniş yankı uyandıran kritik bir karara imza attı. Kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklamalarda bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde yaşanan son gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasının uygulanmayacağını ve boğazın açık kalacağını duyurdu.
Tahran yönetiminin geri adım atarak nükleer programına yönelik en üst düzey uluslararası denetimleri süresiz olarak kabul ettiğini belirten ABD Başkanı, medyanın bu başarıyı gölgelemeye çalıştığını savundu. Trump, İran’ın gelecekte çok uzun yıllar boyunca en üst düzey nükleer denetimleri tamamen kabul ettiğini, aksi takdirde hiçbir müzakerenin yürütülmeyeceğini vurguladı. Bu tavizlere dayanarak Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasını kaldırmayı kabul ettiğini açıklayan Trump, olası bir ihlal durumunda ablukanın hızla yeniden devreye alınabilmesi için bölgedeki tüm askeri gemilerin yerlerini koruyacağını da sözlerine ekledi.
Açıklamada, İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesiyle serbest kalacak fonların kullanımına ilişkin katı kurallar da paylaşıldı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılan paraların ya da yaptırım muafiyetlerinin tamamen Washington’ın kontrolündeki emanet hesaplarda tutulacağını belirten Trump, bu kaynakların yalnızca gıda ve tıbbi malzeme alımında kullanılmasına izin verileceğini ifade etti. Alınacak gıda ürünleri arasında Amerikalı çiftçilerin ürettiği mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi temel tarım ürünlerinin yer alacağını söyleyen ABD Başkanı, İran’daki insani krize zamanında müdahale edilmesinin önemine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kalkmasının ardından küresel petrol ticaretinde tarihi bir hareketlilik yaşandığı bilgisini de paylaşan Trump, boğazdan bir günde 19 million varil petrol akışı gerçekleşerek tüm zamanların rekorunun kırıldığını aktardı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatlarının hızla gerilediğini belirten Trump, atılan adımların dünyayı çok daha güvenli bir yer haline getirdiğini savundu.
