Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yankıları sürerken, gelişme İran basınında kapsamlı bir analizle değerlendirildi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi bünyesinde yayın yapan Nournews, üçlü paktın sadece askeri bir boyuttan ibaret olmadığını, Batı Asya’daki güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebileceğini yazdı.
Çeşitlenen Güvenlik Arayışları ve Güç Birliği
Yayımlanan analizde, Suudi Arabistan’ın son yıllarda karşı karşıya kaldığı güvenlik sınamaları nedeniyle savunma ortaklarını çeşitlendirme ihtiyacı duyduğuna dikkat çekildi. Türkiye’nin askeri kapasitesi ve gelişmiş savunma sanayisi, Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı ile Suudi Arabistan’ın ekonomik gücünün bir birleşimi olarak görülen anlaşmanın, üç ülkeye bölgesel denklemde stratejik bir üstünlük kazandıracağı vurgulandı.
“Doğrudan Tahran’ı Hedef Alan Bir Yapı Değil”
Mekke Anlaşması’nın bazı kesimler tarafından İran’a karşı bir blok olarak yorumlanmasını “yüzeysel bir yaklaşım” olarak nitelendiren Nournews, Tahran’ın bu üç ülkeyle münasebetlerinin çok katmanlı olduğunu belirtti. Paktın doğrudan İran karşıtı bir ittifak şeklinde okunmasının bölgesel dinamikleri açıklamakta yetersiz kalacağı ifade edildi.
ABD Bağımlılığı Sorgulanıyor, İsrail’in Hesapları Zorlaşıyor
Haberde, yaşanan bölgesel krizlerin ardından Washington merkezli güvenlik konseptlerinin sorgulandığı ve ABD’nin bölgedeki tek belirleyici güç olma konumunun sarsıldığı aktarıldı. Bununla birlikte, uzun yıllara dayanan askeri ve lojistik bağımlılıklar sebebiyle ABD etkisinin kısa vadede tamamen silinmesinin beklenmediği kaydedildi. Analizde ayrıca Ankara, İslamabad ve Riyad hattındaki bu yakınlaşmanın İsrail’in bölgedeki stratejik planlarını zorlaştırabileceğine yer verildi.
