ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyon birinci ayını doldururken, bölgede yükselen yeni bir diplomatik blok İsrail basınında geniş yankı uyandırdı. Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelen Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, bölgedeki askeri hareketliliğe karşı “ortak duruş” sinyali verdi.
Bölgesel Güç Birliği: İslamabad Zirvesi
İran ile ABD arasında dolaylı arabuluculuk rolünü üstlenen Pakistan’da gerçekleşen bu dörtlü zirve, sadece diplomatik bir temasın ötesinde, stratejik bir güç birliği olarak nitelendiriliyor. İsrail’in önde gelen medya kuruluşları (Haaretz ve Jerusalem Post), bu dört ülkenin bir araya gelmesinin Tel Aviv’in bölgesel çıkarları için ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
500 Milyonluk Dev Blok
İsrail basınındaki analizlerde, bu dört ülkenin toplam 500 milyona ulaşan nüfusu ve sahip oldukları kritik güçler şu şekilde sıralandı:
Türkiye: NATO üyeliği, bölgedeki Müslüman liderlik potansiyeli ve hızla gelişen yerli savunma sanayii ile “anahtar aktör” konumunda.
Pakistan: Bölgedeki tek nükleer güç olması ve hem İran hem de Batı ile kurabildiği denge siyasetiyle kritik bir arabulucu.
Suudi Arabistan: Dünyanın en büyük üçüncü petrol ihracatçısı olarak küresel enerji piyasaları üzerindeki devasa etkisi.
Mısır: Küresel ticaretin can damarı olan Süveyş Kanalı üzerindeki mutlak hakimiyeti.
İsrail Medyasının “Yeni İttifak” Analizleri
Haaretz: “İran savaşını sonlandırma çabaları bölgede yeni bir ittifak doğuruyor.” Gazete, Ankara-Riyad-İslamabad-Kahire hattının savaştan İsrail’i sorumlu tuttuğunu ve bu birleşmenin İsrail’in bölgesel nüfuzunu doğrudan hedef aldığını belirtti.
Jerusalem Post: Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın oluşturduğu bu birliğin, İsrail’in bölgesel stratejilerini altüst edebileceğine dikkat çekti. Analizde özellikle Türkiye’nin “Müslüman dünyasının liderliği” için en güçlü aday olmaya devam ettiği vurgulandı.
Küresel Destek
İslamabad merkezli bu diplomatik girişime Avrupa Birliği ve Çin’den de destek açıklamaları geldi. Bu durum, İsrail ve ABD’nin yürüttüğü askeri operasyonun karşısında, bölgenin en büyük dört gücünün oluşturduğu bu “arabuluculuk ve denge” bloğunun küresel çapta meşruiyet kazandığını gösteriyor.
Tel Aviv, askeri operasyonun sonuçlarına odaklanmışken; nüfusu, enerjisi, ordusu ve nükleer gücüyle 500 milyonluk bir bloğun Türkiye öncülüğünde birleşmesi, bölgedeki tüm denklemi yeniden kuruyor.
