Küresel Enerji Krizi: 1970’lerin “Petrol Şoku” Geri mi Dönüyor?
Dünya, tarihin en büyük enerji arz şoklarından birini yaşıyor. Uzmanlar, krizin sadece bir fiyat artışı olmadığını, sistemik bir çöküşün eşiğinde olduğumuzu vurguluyor. İşte tablonun satır başları:
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, küresel petrol akışının günlük 11 milyon varil azalması demek. Bu miktar, Avrupa’nın dev ekonomilerinin toplam tüketiminden daha büyük bir açığa denk geliyor. Wall Street analistleri, krizin devam etmesi durumunda petrolün varil başına 200 dolara fırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Petrolün aksine, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Hürmüz Boğazı dışında alternatif bir rotası yok. Dünyanın en büyük LNG tesislerinden birinin saldırıya uğraması ve tamirinin 5 yıl sürecek olması, doğal gaz arz güvenliğini uzun vadeli bir krize sokmuş durumda.
ABD’de enflasyon sadece bir ayda akaryakıt etkisiyle %2,4’ten %3,4’e fırladı. Petrolün 170 doları aşması durumunda, merkez bankalarının kontrolü tamamen kaybedeceği bir stagflasyon (ekonomik durgunluk + yüksek enflasyon) şoku bekleniyor.
Hükümetler talebi düşürmek için “acil durum” önlemlerine geçiyor. Uzaktan çalışma ve toplu taşıma kullanımının zorunlu hale gelmesi gündemde. Eğer arz sıkıntısı aşılamazsa, yakıtın karneyle dağıtılması artık bir ihtimal değil, bir plan olarak masada duruyor.
