Orta Doğu’da 28 Şubat’tan bu yana tırmanan ABD/İsrail – İran gerilimi, diplomatik ve askeri düzlemde yeni bir evreye girdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Süper Ulus” vizyonu ve Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik restleşmeler, bölgedeki savaşın seyrini küresel bir boyuta taşıyor.
İsrail’in Yeni Hedefi: Küresel Süper Ulus
Başbakan Netanyahu, yaptığı son açıklamada İsrail’in askeri ve teknolojik kapasitesini sadece bölgesel değil, küresel bir ölçeğe taşıma kararlılığında olduklarını vurguladı. Hava savunma sistemlerinin başarısına dikkat çeken Netanyahu, “İsrail’i bir süper ulus haline dönüştürmek için çalışıyoruz. Hem savunma hem de saldırı teknolojilerinde dünya lideri olduğumuzu kanıtladık” dedi. Netanyahu ayrıca, İran tehdidine karşı bölgedeki kilit ülkelerle “yeni ve stratejik” ittifaklar kurulduğunu, bu ortaklıkların detaylarının yakında kamuoyuyla paylaşılacağını müjdeledi.
Trump: “Nükleer Silaha Geçit Yok”
ABD Başkanı Donald Trump ise krizin merkezinde İran’ın nükleer programının olduğunu yineledi. Kendi yönetiminin öncelikli görevinin İran’ın nükleer silaha erişimini engellemek olduğunu belirten Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın ABD’nin stratejik hamleleriyle “otomatik olarak” çözüleceğini iddia etti.
