Türkiye’de aile hukuku ve boşanma davalarının en çok tartışılan konularından biri olan “süresiz yoksulluk nafakası”, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gündemine taşındı. Yüksek Mahkeme Genel Kurulu, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve boşanma sonrasında mali gücü zayıflayan tarafa ömür boyu nafaka bağlanmasının önünü açan yasal hükmün iptal talebini masaya yatıracak.
Antalya’daki Boşanma Davası AYM’ye Taşındı
Hukuki süreci başlatan adım, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından atıldı. Mahkeme, 2025 yılında karara bağladığı bir boşanma davası sırasında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını tanımlayan 175. maddesindeki “süresiz” ibaresinin Anayasa’nın eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olduğu kanaatine vararak konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Yerel mahkemenin başvurusunda, herhangi bir zaman kısıtlaması olmaksızın nafaka yükümlülüğünün devam etmesinin mülkiyet ve hakkaniyet sınırlarını zorladığı belirtilerek iptali istendi.
Yarın Yapılacak Genel Kurulda Üç Farklı Senaryo Var
AYM Genel Kurulu, yarın gerçekleştireceği kritik oturumda Antalya’dan gelen bu itiraz dosyasını esastan karara bağlamak üzere inceleyecek. Yüksek Mahkeme üyelerinin yapacağı değerlendirmelerin ardından üç muhtemel senaryo öne çıkıyor: Mahkeme süresiz nafaka hükmünü tamamen iptal edebilir, yerel mahkemenin başvurusunu haksız bularak reddedebilir ya da konu üzerindeki teknik incelemeyi derinleştirmek adına kararı ileri bir tarihe erteleyebilir.
Tartışılan Kanun Maddesi Ne Diyor?
Mevcut yasal mevzuata göre Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşecek eşi korumayı amaçlıyor. İlgili maddede, kusuru karşı taraftan daha ağır olmamak kaydıyla, boşanma yüzünden yoksulluğa sürüklenecek eşin, diğer taraftan onun mali gücüyle orantılı olacak şekilde süresiz olarak geçim desteği isteyebileceği aktarılıyor. Üstelik bu durumda nafaka ödeyecek kişinin boşanmada kusurlu olup olmadığına bakılmıyor.
Yüksek Mahkeme’nin yarın vereceği karar, milyonlarca kişiyi ve sürmekte olan binlerce boşanma davasını doğrudan etkileyeceği için hukuk camiası ve kamuoyu tarafından büyük bir merakla bekleniyor.
