Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı, milyonlarca asgari ücretli çalışanın gözünü Temmuz ayına çevirdi. 2026 yılı başında 28 bin 75 TL olarak belirlenen rakamın, açlık sınırının altında kalmasıyla birlikte “ara zam” tartışmaları yeniden alevlendi. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, mevcut ekonomik koşullar altında asgari ücretin güncellenmesinin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti.
Yasal Engel Bulunmuyor
Asgari ücretin tarihsel sürecine dikkat çeken Karakaş, geçmişte enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde yılda birden fazla güncelleme yapıldığını hatırlattı. Mevcut yasaların Komisyonun toplanması için herhangi bir engel teşkil etmediğini belirten uzman, asgari ücretin bir “yaşam destek ünitesi” olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
Açlık Sınırı ve Geçim Sorunu
Mart ayı itibarıyla 32 bin 793 TL olan açlık sınırının, Nisan ayı sonunda 34 bin TL’yi aşmasının beklendiği ifade edildi. Mevcut ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın yılın ilk dört ayında 6 bin TL’ye kadar açılması, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını imkansız hale getiriyor. Karakaş, özellikle gıda ve enerji maliyetlerindeki artışın mutfaktaki yangını büyüttüğünü ve Ankara’nın bu duruma müdahale etmesi gerektiğini belirtti.
