Çinli otomotiv üreticisi BYD’nin Türkiye’de hayata geçirmeyi planladığı milyar dolarlık üretim tesisinden vazgeçtiğini duyurmasının ardından, küresel otomotiv sektörünün bir diğer büyük aktörü olan Güney Kore merkezli Hyundai’den Türkiye hamlesi geldi. Hyundai Motor Company bünyesinde operasyonlarını yürüten Hyundai Motor Türkiye, üretim üssü konumundaki İzmit fabrikasında büyük bir dönüşüme imza atıyor. Markanın elektrikli araç stratejisinin önemli bir parçası olan yeni modeli IONIQ 3’ün üretimi kapsamında, Türkiye’nin elektrikli ulaşım altyapısına büyük katkı sağlayacak dev bir yatırım paketi resmi olarak duyuruldu. Toplamda 715 milyon Euro hacme ulaşan bu stratejik plan, bölgedeki istihdamı ve yerli üretim kapasitesini ciddi oranda artıracak.
Yatırım bütçesinin 55 milyon Euro tutarındaki özel bir bölümü, Türkiye’nin elektrikli araç geleceği için hayati bir teknoloji olan yeni bir batarya montaj tesisinin kurulmasına ayrıldı. Hyundai Mobis ile ortaklaşa gerçekleştirilecek bu modern teknoloji yatırımı sayesinde, ilk aşamada üç yüzün üzerinde vatandaşa yeni iş imkanı sağlanması hedefleniyor. En gelişmiş otomasyon sistemlerinin kullanılacağı bu tesiste, batarya hücreleri yüksek teknolojiyle bir araya getirilerek üretilecek yeni nesil araçların kalbini oluşturacak. Şirket yetkilileri, bu kritik hamleyle birlikte Türkiye’nin elektrikli araç teknolojilerindeki teknik birikiminin küresel ölçekte bir üst seviyeye taşınacağını ve yerlilik oranının en üst düzeye çıkarılacağını ifade ediyor.
Türkiye pazarında yaklaşık otuz yıldır kesintisiz olarak üretim faaliyetlerini sürdüren Güney Koreli dev, elektrikli modeli IONIQ 3’ün seri üretimine önümüzdeki ağustos ayı itibarıyla başlamayı planlıyor. Fabrikada üretilecek yeni modelin tüm enerji ve batarya ihtiyacının, İzmit’te yeni kurulacak bu modern tesisten karşılanması amaçlanıyor. Otomotiv sektöründeki dengeleri değiştirmesi beklenen bu adım, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki yerini sağlamlaştırırken, Çinli üreticilerin çekincelerine karşılık Güney Koreli üreticinin ülkenin üretim potansiyeline duyduğu güveni de açıkça ortaya koyuyor.
