Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki hamleleri ve F-35 savaş uçağı programına yönelik uluslararası arenadaki gelişmeler, Tel Aviv yönetiminde hareketliliğe neden oldu. İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, Türkiye’nin F-35 başta olmak üzere modern ve gelişmiş silah sistemlerine erişimini engellemek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri nezdinde resmi girişimlerde bulunduklarını açıkça ilan etti.
İsrail merkezli Kanal 14 televizyonunda gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Bakan Cohen, Türkiye’nin F-35 programına geri dönebileceğine yönelik uluslararası basına yansıyan sinyallerin kendilerini stratejik bir önlem almaya zorladığını iddia etti.
“Askeri Üstünlük Yasası Korunmalı”
Washington yönetimiyle bu kapsamda temas yürüttüklerini doğrulayan Cohen, ABD’nin Orta Doğu politikasında kritik bir unsur olan ve İsrail’in bölgedeki teknolojik ve askeri avantajını yasal güvence altına alan Niteliksel Askeri Üstünlük (QME) yasasının titizlikle korunmasını talep etmeleri gerektiğini savundu.
Açıklamalarında bölgesel gelişmelere de değinen İsrail Enerji Bakanı, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığına ve konumuna yönelik iddialarda bulundu. Türkiye’nin Suriye sahasında kalıcı üsler kurmasının önüne geçilmesi gerektiğini ileri süren Cohen, bu duruma karşı diplomatik ve askeri olarak misilleme yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Kritik Koltuklardan Peş Peşe Tepkiler
Ankara’nın F-35 programına yeniden dahil olma ihtimali, İsrail hükümetinin üst kademelerinde uzun süredir rahatsızlık yaratıyor. Daha önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD medyasına verdiği çeşitli mülakatlarda Türkiye’nin F-35 projesinde yer almasına kesin bir dille karşı çıktıklarını belirtmişti. Hükümetin bir diğer önemli ismi Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Tel Aviv’in bu askeri tedarik sürecini engellemek adına hem diplomatik kulislerde hem de açık platformlarda Washington yönetimiyle yoğun bir iletişim trafiği yürüttüğünü doğrulamıştı.
