Köşe Yazarlarımızdan Sami Kodaz Milli Takımın Mağlubiyetinden Sonra yazdı.
Kodaz Yazısında “Dün akşam sahada her şeyini veren ama final vuruşlarında şanssız ve etkisiz kalan bir Türkiye vardı. 2-0’lık bu mağlubiyet, sahadaki mücadelenin tam karşılığı olmasa da futboldaki bazı yapısal eksiklerimizi bir kez daha yüzümüze vurdu.
Maçın kısa bir röntgenini çekersek öne çıkan noktalar şunlar:
1. Bitiricilik Sorunu ve “9 Numara” Eksikliği
Maçın genelinde topa sahip olan, oyunu rakip yarı alana yığan taraf bizdik. Ancak ceza sahası çevresindeki üretkenlik, pas kalitesi ve en önemlisi bitiricilik sınıfta kaldı. Pozisyonları olgunlaştırıyoruz ama skoru değiştirecek o net gol vuruşunu yapacak bir “saf golcü” eksikliğini derinden hissettik.
2. Geçiş Savunmasında Yakalandık
Rakip, tamamen katı bir savunma anlayışı ve hızlı hücum (kontratak) planıyla sahaya çıkmıştı. Maalesef bu tuzağa düştük. Top bizdeyken kaptırdığımız anlarda savunma yerleşimimiz dengesiz yakalandı. Yediğimiz goller, rakibin bu hızlı geçiş hücumlarını kesemeyişimizin ve arkada boş alan bırakmamızın doğrudan cezası oldu.
3. Baskı Var, Yaratıcılık Yok
Özellikle ikinci yarıda baskıyı iyice artırdık ama bu baskı organize bir hücumdan ziyade, doldur-boşaltlara ve bireysel çabalara döndü. Rakibin kapanan savunma bloğunu açacak yaratıcı paslar, dikine koşular veya uzaktan etkili şutlar gelmeyince, dakikalar ilerledikçe oyun ezbere bir yapıya büründü. ” dedi.
Özetle: Mücadele gücü ve istek olarak takımda bir problem yoktu. Ancak modern futbol, topa sahip olmayı değil, o topla ne kadar verimli olduğunuzu ödüllendiriyor. Bu mağlubiyet, özellikle hücum varyasyonları ve geçiş savunması konusunda teknik heyetin önünde ciddi bir ev ödevi olduğunu gösteriyor. Turnuva veya grup yürüyüşünde henüz her şey bitmiş değil, ancak bu hatalardan ders çıkarılması şart.
