Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülke genelinde baş gösteren akaryakıt krizini resmen ilan etti. İç piyasada yaşanan arz sıkıntısını çözmek adına radikal adımlar atmaya hazırlanan Rusya yönetimi, dünyanın en büyük dizel ihracatçılarından biri olmasına rağmen dizel sevkiyatını küresel pazara tamamen kapatmayı tartışıyor. Kararın hayata geçmesi durumunda ulaştırma, sanayi ve tarım sektörlerinde küresel maliyetlerin hızla tırmanmasından endişe ediliyor.
İç Pazarda Tedarik Zinciri Kırıldı, Rezervler Devreye Alındı
Devlet televizyonundan yayınlanan resmi toplantıda konuşan Vladimir Putin, akaryakıt istasyonlarında uzun kuyrukların oluştuğunu ve vatandaşların yakıta erişimde ciddi zorluklar yaşadığını itiraf etti. Özellikle tarım sektörünün ve çiftçilerin üretim aşamasında büyük bir sekteye uğradığını aktaran Rus lider, iç piyasayı korumak adına daha önce yürürlüğe koydukları benzin ve jet yakıtı ihracat yasağının ardından, dizel için de benzer bir tam engellemenin masada olduğunu aktardı. Krizin derinleşmesiyle birlikte Rusya’nın stratejik yakıt rezervlerinin de kullanılmaya başlandığı duyuruldu.
Ukrayna’nın Stratejik Altyapı Saldırıları Rafinerileri Vurdu
Rusya içerisindeki akaryakıt krizinin temel nedeni olarak, Ukrayna ordusunun sınırın yüzlerce kilometre derinliğindeki enerji altyapı tesislerine düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırıları gösteriliyor. Son olarak Krasnodar’daki Slavyansk Rafinerisi ile sınırdan 700 kilometre uzaklıktaki Yaroslavl petrol tesisinin darbe alması, ülkede üretim kapasitesini büyük oranda düşürdü. Başkent Moskova’da bulunan ana rafinerinin de ağır hasar nedeniyle yıl sonundan önce üretime dönemeyecek olması, arz açığını kritik seviyelere ulaştırdı.
Kriz Kırım’dan Moskova’ya Sıçradı
Uluslararası analizlere göre, Rusya’yı sarsan enerji darboğazı ilk olarak ilhak edilen Kırım Yarımadası’nda patlak verdi. Ukrayna’nın lojistik köprüleri, demiryollarını ve ikmal limanlarını sistematik olarak hedef alması, dağıtım ağını felç etti. Kırım şehirlerinde istasyonların boşalması, sokak aydınlatmalarının kapatılması ve Lukoil’e ait dev Norsi Rafinerisi’nin üretimini durdurmasıyla başlayan zincirleme etki, nihayetinde başkent Moskova da dahil olmak üzere tüm federasyon genelinde yakıt kıtlığına yol açtı.
