Gaziantep’te düzenlenen 23 Nisan kutlamalarında çocuk mehter takımının gösterisi sırasında yaşanan siyasi gerilim, mehterin Türk tarihindeki yerini yeniden tartışmaya açtı. “Mehterin Türklükle ilgisi yok” iddialarına yanıt veren yazar İdris Kardaş, bu geleneğin köklerinin Hun İmparatorluğu’na kadar uzandığını belirtti.
Orhun Kitabelerinden Bugüne “Tuğ” Geleneği
Dünyanın en eski askeri bandolarından biri kabul edilen mehterin serüvenini kaleme alan Kardaş, bu geleneğin Göktürkler ve Karahanlılar döneminde de kesintisiz sürdüğünü vurguladı. 732 yılına ait Orhun Kitabelerinde “Kübürge” ve “Tuğ” adıyla anılan askeri bando yapısının, bugünkü mehterin en ilkel ve temel versiyonu olduğu ifade edildi.
Hükümdarlık Alameti: Nevbet Vurma
Tarihsel süreçte hükümdar çadırı önünde icra edilen ve “nevbet vurma” olarak adlandırılan musikinin, o dönemde otoritenin müzikal bir ilanı olduğunu belirten Kardaş, Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud’un Osman Gazi’ye bağımsızlık nişanı olarak sancak ve davul göndermesinin Osmanlı mehteranının temelini attığını hatırlattı.
Psikolojik Harp Unsuru Olarak Mehter
Haberde, mehterin sadece bir müzik topluluğu değil, aynı zamanda etkili bir askeri strateji aracı olduğuna dikkat çekildi. Özellikle İstanbul’un fethi sırasında kesintisiz çalınan hücum marşlarının ve dev davul seslerinin, Bizans ordusunda uyku bozukluğu ve sinirsel çöküş yaratarak psikolojik bir harp unsuru olarak kullanıldığı bilgisine yer verildi.
