Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Ay yüzeyinde kalıcı ve sürdürülebilir bir insan üssü inşa etme vizyonu doğrultusunda vites artırdı. Ajans, bu hedefin kritik aşamalarından biri olan lojistik ve teknoloji transferi için üç büyük özel uzay şirketiyle yaklaşık 600 milyon dolarlık dev bir sözleşmeye imza attı.
2028 Görevleri İçin 3 Şirkete Dev Bütçe
NASA’nın “Ay Üssü Programı” kapsamında 2028 yılının son çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanan dört yeni Ay misyonunda görev alacak ticari ortaklar resmi olarak duyuruldu. Ticari Ay Yük Hizmetleri (CLPS) girişimi altında yürütülecek bu projelerde Astrobotic, Firefly Aerospace ve Intuitive Machines şirketleri rol oynayacak. Şirketlerin paylaştığı bütçe dağılımı ise şu şekilde belirlendi:
Astrobotic: İki farklı Ay teslimat görevi için 297,9 milyon dolar,
Intuitive Machines: Ay yüzeyine yapılacak sevkiyatlar için 148,3 milyon dolar,
Firefly Aerospace: Planlanan lojistik operasyonlar için 144,2 milyon dolar ödenek alacak.
Görevlerde, bu firmaların daha önce uzay uçuşlarında rüştünü ispatlamış iniş modüllerinin daha gelişmiş ve yüksek kapasiteli versiyonları tercih edilecek.
Ay Yüzeyinde Test Edilecek 3 Temel Altyapı
Planlanan dört farklı uzay seferinin her birinde, Ay ortamını ve gelecekteki insanlı görevlerin güvenliğini analiz edecek üç temel bilimsel ekipman yüzeye taşınacak. Bu ekipmanlar; Ay tozunun aşındırıcı etkilerini gözlemleyen SCALPSS kamera sistemleri, inişlerin kusursuz yapılmasını sağlayan LRA lazer yönlendiricileri ve yüzeydeki radyasyon seviyesini anlık ölçen LETS sensörlerinden oluşuyor.
Bu cihazlardan elde edilecek yüksek çözünürlüklü veriler sayesinde kurulacak küresel iletişim ve veri ağı, astronotların yüzeyde güvenle konumlanmasını sağlayacak.
Mars Yolculuğu İçin de Zemin Hazırlanacak
NASA, bu misyonlar kapsamında ayrıca Mars robotlarının mühendislik mimarisine benzer şekilde tasarlanan “PROMISE” adlı yeni bir kutup gezici aracını da Ay’a gönderecek. Bu araç, Ay kutuplarındaki kullanılabilir doğal kaynakların haritasını çıkaracak. Bölgede kurulacak iletişim altyapısı ve yeni teknoloji denemeleri, yalnızca Ay’da kalıcı bir insan varlığı oluşturmakla kalmayacak, aynı zamanda insanlığın gelecekte gerçekleştirmeyi planladığı ilk Mars yolculukları için de bir test alanı işlevi görecek.
