Cumhuriyet halk Partisi’nde (CHP) hukuki tartışmalar ve mutlak butlan kararıyla derinleşen yönetim krizine çözüm bulabilmek adına partinin deneyimli isimlerinden, eski Dışişleri Bakanı ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın devreye girdi. Partinin bir bölünme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karayalçın, örgütün tüm mekanizmalarıyla son ana kadar direnmesi gerektiğini vurgularken, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında perde arkasında gerçekleşen çarpıcı bir telefon diplomasisini ilk kez paylaştı.
Cumhuriyet Gazetesi’nden İklim Öngel’e konuşan Murat Karayalçın, parti içindeki krizin diyalog ve ortak akılla aşılabileceğine inandığını ifade etti. CHP çatısı altında kalmanın ve mücadeleyi parti içinde sürdürmenin önemine değinen deneyimli siyasetçi, seçmenlerin ve partililerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini, tüm çözüm yolları tükenene kadar birlik görüntüsünün korunması gerektiğini aktardı. Karayalçın, yaşanan süreci siyasi bir müdahale ve tuzak olarak nitelendirerek, parti yönetiminin ve seçilmiş kurulların yetkilerinin fiilen kısıtlandığını savundu.
Röportajın en dikkat çekici bölümü ise Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında 23 Mayıs Cumartesi günü geçtiği belirtilen telefon görüşmesi oldu. Karayalçın’ın aktardığı kulis bilgisine göre Özel, Kılıçdaroğlu’na mevcut tıkanıklığı aşmak için radikal bir formül sundu. Özgür Özel’in, “Süreci rahatlatmak adına ikimiz de mevcut pozisyonlarımızdan çekilelim. Olağanüstü kurultay tarihine kadar partinin yönetimini, eski genel başkanımız ve büyüğümüz olarak Murat Karayalçın üstlensin ve süreci o yönetsin” teklifini ilettiği öğrenildi. Karayalçın, bu diyalogdan habersiz olarak Kılıçdaroğlu’nu aradığını ancak kendisine dönüş yapılmadığını belirterek bu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde sıklıkla dile getirdiği “partide arınma ve hesap sorma” çıkışlarını da değerlendiren Karayalçın, CHP’nin kirli bir yapı olmadığını, ancak temizlenmesi gereken isimler varsa bunların açıkça ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Partili belediye başkanlarına ve yöneticilere yönelik hukuki baskıların kabul edilemez olduğunu ifade eden Karayalçın, arınma ve kurultay süreçlerinin birbirine engel teşkil etmediğini, her iki hamlenin de ortak bir takvime bağlanarak kardeşlik hukuku içinde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Gelecek döneme ilişkin cumhurbaşkanlığı adaylığı senaryolarına da değinen Karayalçın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çözüm süreçlerine katkı sunması durumunda devreye girmesi gerektiğini söyledi. Özgür Özel’in cumhurbaşkanı adaylığı ihtimalini doğal karşılayan deneyimli siyasetçi, aday kim olursa olsun belirleme yönteminin daha önce Ekrem İmamoğlu örneğinde olduğu gibi geniş tabanlı parti üyelerinin katılımıyla ve demokratik yöntemlerle yapılması gerektiğinin altını çizdi.
