Milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gözü kulağı Temmuz ayında yapılacak maaş zamlarına çevrildi. Yılın ilk yarısına ait zam oranlarının netleşmesi için önümüzde sadece iki aylık enflasyon verisi kaldı. Bu hafta açıklanacak Mayıs ayı verileri tablonun ana hatlarını çizecekken, Temmuz ayında duyurulacak Haziran ayı enflasyonu ile net rakamlar ortaya çıkacak. Sürece dair Ankara kulislerinde konuşulan son senaryoları ve veri analizlerini Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş değerlendirdi.
2026 yılının ilk dört ayına ait resmi verilerin kümülatif toplamı, emeklilerin alacağı asgari artış oranını şimdiden belirledi. Ocak ayındaki yüzde 2,96, Şubat ayındaki yüzde 4,84, Mart ayındaki yüzde 1,94 ve Nisan ayındaki yüzde 4,18’lik enflasyon oranları üst üste eklendiğinde, dört aylık birikimli enflasyon farkı yüzde 14,64 olarak kesinleşti. Bu rakam, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin şimdiden hak kazandığı net maaş artışını ifade ediyor. Ancak mevcut toplu sözleşme şartları sebebiyle memurlar ve memur emeklileri için aynı oran geçerli olmayacak. Yürürlükteki mevzuat uyarınca memur ve memur emeklisinin dört aylık güncelleme oranı yüzde 10,51’de kalarak, resmi enflasyon verisinin yüzde 4,13 altında şekillendi.
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ndeki beklentiler de gelecek tahminlerine ışık tutuyor. Piyasanın Mayıs ayı için yüzde 1,89 ve Haziran ayı için yüzde 1,52 olan enflasyon tahminleri gerçekleşirse, 6 aylık toplam kümülatif artışın SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 18,58 seviyesine ulaşması öngörülüyor.
Başkent kulislerinde ekonomi yönetiminin sıkı para politikası ve bütçe disiplini konusundaki kararlı duruşu nedeniyle hava oldukça mesafeli seyrediyor. Geçmiş dönemlerde gündeme gelen ve enflasyon karşısında değer kazanan seyyanen zam beklentilerinin, ekonomi yönetiminin tasarruf tedbirleri doğrultusunda bu dönemde de karşılık bulmasının zor olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, geçmişte talep edilen seyyanen artışların güncel bütçe hesaplamalarındaki karşılığının oldukça yüksek rakamlara ulaştığını, ancak mevcut konjonktürde temmuz ayı için yalnızca enflasyon farkı odaklı bir takvimin işletileceğini vurguluyor.
