Binlerce yıllık geçmişiyle bilinen en eski ilaçlardan biri olan aspirinin, kanserle mücadelede stratejik bir rol oynadığına dair kanıtlar bilim dünyasında yeni bir dönem başlatıyor. İngiltere ve İsveç’te yürütülen kapsamlı araştırmalar, düşük doz düzenli aspirin kullanımının genetik yatkınlığı olan kişilerde bağırsak kanseri riskini yarı yarıya düşürdüğünü kanıtladı.
Lynch Sendromlu Hastalar İçin Hayati Tavsiye
Newcastle Üniversitesi’nden Profesör John Burn’ün yürüttüğü 10 yıllık çalışma, bağırsak kanseri riskini artıran Lynch Sendromu taşıyıcılarında düzenli aspirin kullanımının mucizevi sonuçlar verdiğini ortaya koydu. İki yıl boyunca günde 75-100 mg aspirin kullanan yüksek riskli bireylerde kolon kanseri oranının yüzde 50 azaldığı saptandı. Bu bulguların ardından İngiltere, sağlık politikalarını güncelleyerek risk grubundaki genç yetişkinlere düzenli aspirin kullanımını tavsiye etmeye başladı.
Kanserin Yayılmasını Engelleyen Çift Mekanizma
Bilim insanları aspirinin kanseri durdurma sırrını iki temel mekanizmayla açıklıyor. İlk olarak ilaç, hücrelerin kontrolsüz büyümesine yol açan “Cox-2” enzimini baskılıyor. İkinci ve en dikkat çekici bulgu ise aspirinin, tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı “Tromboksan A2” faktörünü bloke etmesi. Bu sayede kanserli hücreler, vücudun savunma mekanizması olan T-hücreleri için görünür hale geliyor ve bağışıklık sistemi tarafından yok edilebiliyor.
Doktor Kontrolü Olmadan Kullanılmamalı
Kanser cerrahisinde uzman Profesör Anna Martling, aspirinin metastazı önlemedeki başarısına rağmen sağlıklı bireylerin rastgele ilaç kullanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Mide kanaması, ülser ve iç kanama gibi ciddi yan etki risklerine dikkat çeken uzmanlar, bu tedavinin ancak belirli mutasyonlara sahip hastalar ve yüksek riskli gruplar için doktor gözetiminde uygulanması gerektiğinin altını çiziyor.
