Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, katıldığı bir dijital medya programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin Sapanca’daki istişare kampının ardından konuşan Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaklaşık bir saat süren ve Türkiye gündemi ile parti içi konuların ele alındığı oldukça olumlu bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti.
Röportajda Cumhur İttifakı kanadından gelen “Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” yönündeki açıklamaları siyaseten normal karşıladığını ifade eden Arınç, konunun anayasal boyutuna dikkat çekti. Seçimlerin zamanında yapılması durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukuken yeniden aday olamayacağını hatırlatan Arınç, bu durumun tek istisnasının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye tam sayısının beş üç çoğunluğuyla (360 milletvekili) seçimleri erkene alması olduğunu vurguladı. Bugünden kesin bir tarih ilan edilmesini doğru bulmadığını söyleyen eski Meclis Başkanı, şartlar elverdiği ve Erdoğan da arzu ettiği takdirde Meclis’te seçimlerin öne alınması için bir irade ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Arınç, röportajın en dikkat çekici bölümünde ise “Erdoğan sonrası” için şimdiden plan ve hesap yapan aktörleri hedef aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece kendi adaylığı sürecinde değil, kendisinden sonrası için de mutlak belirleyici olabileceğini belirten Arınç, Erdoğan’ın parti içinden veya dışından sürpriz bir isme işaret edebileceğini söyledi. Bu ihtimali yok sayanları “gafil” olarak nitelendiren Arınç, Erdoğan’ın gerektiğinde bir ismi halef gösterebileceğini ve bunu kabul etmeyenlerin yanılacağını söyleyerek, bu durumun hesap yapanların uykularını kaçırması gerektiğini dile getirdi. Erdoğan’ın yola devam etmesi durumunda buna saygı duyacaklarını ve dava arkadaşlıklarının süreceğini kaydeden Arınç, eğer bir bayrak değişimi olacaksa da bu geçiş sürecini en iyi yönetecek kişinin yine Erdoğan olduğunu savundu.
Geçmiş dönemlerden örnekler de veren Arınç, AK Parti’nin fedakarlık ve feragat üzerine kurulduğunu, 2002 yılında Abdullah Gül’ün başbakanlık görevini kendi rızasıyla ve tereddüt etmeden Erdoğan’a devretmesinin bunun en somut örneği olduğunu hatırlattı. Öte yandan, parti kampında çalınan yeni bir şarkı sırasında alkışlamadığı yönündeki sosyal medya eleştirilerine de sert yanıt veren Arınç, kendisinin bir alkış makinesi veya Kuzey Kore tarzı bir alkış mangası üyesi olmadığını, içinden geldiği gibi, yüreğiyle hareket eden bağımsız bir şahsiyet olduğunu sözlerine ekledi.
