Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu bulunan 39’uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı bünyesindeki askeri personele hitap etti. Terörle mücadele, sınır güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki stratejik dengelere yönelik önemli açıklamalarda bulunan Güler, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhindeki son kararına çok sert tepki gösterdi.
Küresel ve bölgesel ölçekte güvenlik risklerinin tırmandığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern imkanları ve personelinin özverisiyle hem ülke sınırlarında hem de sınır ötesinde terör örgütlerine karşı büyük başarılar elde ettiğini belirtti. Hudut güvenliğinin en üst düzey teknolojiyle sağlandığını vurgulayan Güler, deniz ve hava sahasındaki haklardan da asla taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.
“Kıbrıs’a Barış 52 Yıl Önce Türk Askeriyle Geldi”
Kıbrıs davasının Türkiye için milli bir mesele olduğunu hatırlatan Milli Savunma Bakanı, Ada’daki huzur ortamının Garanti ve İttifak Antlaşmaları çerçevesinde korunduğunu söyledi. Ada’da uzun yıllar süren çatışmaların ancak 52 yıl önce gerçekleştirilen Barış Harekâtı ile son bulduğunu dile getiren Güler, Türk askerinin gelişiyle hem Türk hem de Rum halkı için güvenli bir iklimin inşa edildiğini belirtti. Harekâtta ilk çıkartma yapan birliklerden olan 39’uncu Piyade Tümeni’nin 142 şehit vererek zulmü durdurduğunu ve o günden bu yana güvenliğin en büyük teminatı olduğunu ekledi.
Avrupa Parlamentosu’nun Kararına Sert Reddetme
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi hedef alan son kararını sert bir dille eleştiren Güler, şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen ve ülkemize yönelik asılsız iddialar barındıran bu karar, hiçbir hukuki, tarihi ya da vicdani dayanağa sahip değildir. Rum lobilerinin yönlendirmesiyle alınan bu taraflı kararı tamamen reddediyoruz ve bizim için yok hükmündedir.”
Avrupa Birliği kurumlarının, Rum kesimini üyeliğe dahil ettiği andan itibaren Kıbrıs konusunda tarafsız kalma yeteneğini kaybettiğini savunan Bakan Güler, parlamentosunun geçmişteki sistematik katliamları ve insan hakları ihlallerini görmezden geldiğini, buna karşın Ada’ya istikrar getiren 1974 harekâtını ise çarpıttığını söyledi.
“Tarih Siyasi Söylemlerle Değil Hakikatlerle Yazılır”
Dünyanın gözü önünde Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı sessiz kalan odakların Kıbrıs konusunda tarihi gerçeklerden uzak yorumlar yapmasının büyük bir tezat oluşturduğunu belirten Güler, “Tarih, siyasi argümanlarla değil belgelerle ve hakikatlerle yazılır” diyerek garantörlük haklarından asla vazgeçilmeyeceğini ilan etti.
Doğu Akdeniz’deki gerilime de dikkat çeken Bakan Güler, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki hukuk tanımaz saldırılarının bölgeyi tehdit ettiğini, Rum kesiminin ise bu kaostan faydalanmaya çalıştığını belirterek, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını koruma konusunda tam bir kararlılığa sahip olduklarını sözlerine ekledi. Güler, bölgede staj yapan Harbiyelilere de milli tezleri çok iyi savunmaları yönünde tavsiyede bulundu.
