Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni kapsamında gerçekleştirdiği hitabında, Türkiye’nin ulusal güvenlik vizyonuna ve küresel konumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Ülkenin savunma ve stratejik gücünü artırma kararlılığını vurgulayan Erdoğan, devletin güvenliğini sağlama noktasında tarih boyunca yalnızca kendi öz güçlerine ve milletin iradesine güvendiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin idari mekanizmalara kazandırdığı hız ve esneklik sayesinde stratejik karar alma süreçlerinin güçlendiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin jeopolitik açıdan zorlu bir coğrafyada asırlardır varlığını başarıyla sürdürdüğünü kaydetti. Karşılaşılan tüm tarihsel badirelerin üstesinden küllerinden yeniden doğarak geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, özellikle son dönemde uygulanan “terörü kaynağında kurutma” stratejisinin hem sınır içinde hem de sınır ötesinde kritik başarıları beraberinde getirdiğini, Irak ve Suriye’ye yönelik harekatların ülkenin güvenlik anlayışında yeni bir dönem başlattığını dile getirdi.
Konuşmasında bölgesel denklemlere de değinen Erdoğan, Türkiye’nin artık oyun kurucu bir aktör olarak konumlandığını belirtti. Terör unsurlarından tamamen arındırılmış bir Türkiye hedefinin sadece basit bir güvenlik tedbiri olmadığını, ülkenin gelecek yüzyılına yön veren stratejik bir devlet vizyonu olduğunu vurguladı. Coğrafi ve tarihi gerçekler gereği güçlü kalmanın tek seçenek olduğunu hatırlatan Erdoğan, caydırıcılığın zayıfladığı anlarda bu topraklarda var olma hakkının tehdit altına girebileceğine dikkat çekti.
Gelişen teknolojiyle birlikte güvenlik paradigmasının da evrildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde enerji hatlarına yönelik saldırıların, bankacılık altyapılarını hedef alan siber tehditlerin ve dijital yazılımların da doğrudan milli güvenlik kapsamında değerlendirildiğini aktardı. Veri güvenliğinin önemine dikkat çeken Erdoğan, yapay zekanın operasyonel süreçleri hızlandırma avantajının yanı sıra ciddi riskler de barındırdığını, bu teknolojiyi etik, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla bir güvenlik maddesi olarak ele almanın kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu belirtti. Savunma sanayisindeki dışa bağımlılığı en alt seviyeye indirerek harp sahalarını en iyi analiz eden ülkelerden biri haline geldiklerini söyleyen Erdoğan, “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefini adım adım inşa etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
