Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının odak noktasında ana muhalefet partisinde yaşanan iç tartışmalar, kurultay süreçleri ve yerel seçim sonrasındaki siyasi atmosfer yer aldı. Cumhuriyet Halk Partisi bünyesindeki hukuki ve idari krizlere değinen Erdoğan, yaşanan ihtilafların tamamen muhalefetin kendi iç dinamiklerinden kaynaklandığını belirterek, iktidar olarak bu tartışmaların uzağında kalacaklarını ifade etti.
Grup toplantısındaki birlik ve beraberlik ortamının Türk siyasetine örnek olmasını dileyerek sözlerine başlayan Erdoğan, yakın zamanda gerçekleştirilen bazı belde ara seçimlerinin sonuçlarına dikkat çekti. Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki ara seçimlerde Cumhur İttifakı’nın net bir başarı elde ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, altı beldenin dördünde AK Parti’nin, birinde ise Milliyetçi Hareket Partisi’nin kazandığını hatırlatarak seçilen belediye başkanlarını tebrik etti.
Seçim sonuçlarının ardından muhalefetin sessizliğe büründüğünü savunan Erdoğan, seçim öncesinde yüksek perdeden açıklamalar yapan aktörlerin sandık neticeleriyle birlikte ortadan kaybolduğunu ileri sürdü. Muhalefetin geçmiş seçimlerde de benzer bir tutum sergilediğini, seçmenleri manipüle eden anketlere sarıldıklarını ve yenilgiyi kabul etmek yerine suçu millete attıklarını iddia eden Erdoğan, bu siyaset anlayışının sandıkta yeniden karşılık bulamayacağını belirtti.
Ana muhalefet partisinin iç işleyişine yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, 38. kurultay etrafında dönen iddiaları ve mahkeme süreçlerini hatırlattı. Söz konusu iddiaları ortaya atanların da konuyu yargıya taşıyanların da bizzat ilgili partinin kendi üyeleri olduğunu vurguladı. Parti içi yaşanan rüşvet iddialarına ve liderlik tartışmalarına değinen Erdoğan, tüm tarafların aynı siyasi çatı altında olduğu hukuki süreçlerde yargının belgeler ışığında kararını verdiğini ve kendilerinin bu tartışmalara müdahil olmadığını ifade etti.
Erdoğan, mücadelelerinin şahıslarla ya da genel başkanlık koltuğunda kimin oturduğuyla ilgili olmadığını, asıl hedeflerinin milli iradeye, toplumsal değerlere ve inanç özgürlüğüne mesafeli duran siyasi zihniyet olduğunu vurguladı. Kaynakların şahsi kariyerler için kullanılmasını, milli değerlerin hafife alınmasını ve Türkiye’nin yurt dışına şikayet edilmesini eleştiren Erdoğan, bu anlayışa karşı siyasi mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
