Malatya’nın Battalgazi ilçesi, sabah saatlerinde orta büyüklükte bir sarsıntıyla güne uyandı. Saat 09.00’da yaşanan 5.6 büyüklüğündeki deprem, çevre iller olan Adıyaman, Elazığ, Tunceli ve Şanlıurfa’da da yoğun şekilde hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sarsıntının yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini duyurdu. Depremin ardından önlem amacıyla kent genelinde eğitime bir gün süreyle ara verildi.
Resmî Makamlardan İlk Açıklamalar
Sarsıntının hemen ardından yetkililer saha tarama faaliyetlerinin hızla başladığını duyurdu. Kentteki duruma ilişkin bilgi veren Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, sarsıntıyı oldukça güçlü hissettiklerini fakat kendilerine ulaşan herhangi bir olumsuz ihbarın bulunmadığını belirtti.
Malatya Valisi Seddar Yavuz ise ekiplerin sahada aktif bir şekilde incelemelerini sürdürdüğünü ifade ederek, şu an için intikal eden bir olumsuzluğun yaşanmadığını kaydetti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bilgilendirmede, AFAD ve ilgili tüm kurumların koordineli bir şekilde saha taramalarına devam ettiğini, an itibarıyla endişe verici bir durumun saptanmadığını açıkladı.
“Yeni Bir Büyük Depremin Öncüsü Mü?”
Sarsıntı sonrası vatandaşların zihninde oluşan “Bu deprem daha büyük bir sarsıntının habercisi mi?” sorusuna deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan yanıt verdi. İç rahatlatan bir açıklama yapan Ercan, bu sarsıntının yeni bir ana deprem olmadığını vurguladı.
Prof. Dr. Ahmet Ercan, Malatya’da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki bu hareketliliğin, 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremlerin ardından gelen olağan artçı sarsıntılardan biri olduğunu belirtti. Gelecekte daha büyük bir sarsıntı olup olmayacağını jeofiziksel olarak kesin bir dille tahmin etmenin mümkün olmadığını söyleyen Ercan, bir deprem bilimci olarak bölgede daha büyük bir deprem beklentisinin bulunmadığını ifade etti.
Sarsıntının geniş bir coğrafyada hissedilmesini normal karşılayan Ercan, deprem dalgalarının tıpkı suya atılan bir taşın yarattığı halkalar gibi yayıldığını dile getirdi. Ayrıca evlerin sallanmasının doğrudan bir yıkım işareti olmadığının altını çizerek, bir binanın hasar görmesi için yer sarsıntısının frekansı ile yapının salınım ritminin yıkıcı bir uyum yakalaması gerektiğini, sadece sallanmanın korkutmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
